turunc
 
site içi arama:
 
Ana Menü
Anasayfa
İlçemiz
Köylerimiz
Ulaşım
Telefon Rehberi
Ağın Leblebisi
Ünlülerimiz
Site Haritası
Mahalli Müzik
Evlenenler
Haftanın Fotosu
Haber Arşivimiz
Sizden Gelenler
Videolar
Foto Galeri & Kimler Geldi Kimler Geçti
Kaybettiklerimiz
E-Devlet
Sitemizi Tavsiye Edin
Duyurular
İletişim
Arama
Konuk Defteri
 
Sizden Gelenler PDF Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 49
Kötüİyi 
Yazar Administrator   

 

BÖYLEMİ OLACAKTI   
    
Gurbet aldı beni güzel yurdumdan    
Ayrı koydu koyunumdan kuzumdan    
El sallayıp ağlayanlar ardımdan    
Tanımıyor tanınmıyor gelsene    
    
Büyükler yaşlanmış gözleri görmez    
Küçükler büyümüş bize yüz vermez    
Ne söylesem boşa der aklım esmez    
İnanmıyor güvenmiyor gelsene    
    
Birer birer yöreleri saysamda    
Ortaya tüm töreleri koysamda    
Ne kadar da MUSTAFAYIM desemde    
Tanımıyor tanınmıyor gelsene    
    
    
   MUSTAFA ÖZDEM 
   Bademli Köyü 1992

***********************************************************************************************

    KİM KALDI   
      
Doğup büyüdüğüm canım memleket           Bir Papba Bacı var iki kat olmuş  
Varam hele görem sende kim kaldı             Herzaman ağlamış , ne zaman gülmüş  
Bir suçum var ise ne olur affet                   Baksana haline sağ iken ölmüş,  
Şöyle bir yol soram hele kim kaldı               Ne öldü ne kaldı kırık bel kaldı  
                                                    ***    *** 
Gel hele gardaşım, gel benim canım            Hulusi var kendi aklına gider,  
Viraneye döndü iyice bir yanım,                 Bir bellemi, iki iki dört eder.  
Gahi yanar,gahi tütmez dumanım,              Pamuk Bacı olmazsa onu kim neder,  
Kuş uçmayan , it ürmeyen köy kaldı.          Onuda konuşturan bir tek dil kaldı.  
                                                     ***    *** 
Dur hele , dur gitme biraz yavaşla,             Küççük gilin Süleyman da delirmiş,  
Gel sende şu işe başından başla,                Baba ocağını farelere vermiş.  
İster ağlat bizi, istersen taşla,                  Kendisi de Adile'nin peğine girmiş,  
Biz öldükten ağlayacak kim kaldı.               Bunada öylenecek başka nem kaldı.  
                                                   ***    *** 
Köyün başındaki Niyazi Usta,                    Gottik Mehmet varki işini bilir,  
Kapısı açıktı her gelen dosta,                   Beş kuruş peşinde isterse ölür,  
Çoluk çocuk desen hep posta posta,       Babasından bile hakkını alır,  
Şimdi bir yıkık duvarla birde peğ kaldı.     Ondanda akıllı baş başka kim kaldı.  
                                                 ***    *** 
Korali gilin evler karalar giymiş,              Halim emi senin eserin çoktur,  
İçinde kimse yok boynunu eğmiş,          Üç oğlan var birinin hayırı yoktur,  
İki oğlan var gurbtte beğmiş,                Hanife bacının da durumu boktur,  
Onunda kapısında iki dal kaldı                Koskoca evlerde oda dul kaldı.  
                                                 ***    *** 
Bir Beşir var onun görmüyor gözü,       Dilaver Usta da şu köyde dursa,  
Hanım kızın zaten tutmuyor dizi,          Umurnda değil dünya yıkılsa,  
Çolak Memmedin de kesilmiş hızı,          Derdimizi unutturur bir kere gülse,  
Bu evde de sağlam denen kim kaldı.    Ondan başkada gülecek kim kaldı.  
                                                   ***    *** 
Kenan var seksenlik dedeye dönmüş,    Zemcininde zaten dişi örtülmez,  
Bir ayağı topal değneye binmiş.             Ağzı eğridir onun için gülmez,  
Oğlu varki gökten zenbilnen inmiş,        Komşusuna karşı kötülük bilmez,  
Bu evdede iş yapacak kim kaldı.            Onunda geriye bir tek zomp kaldı.  
                                                  ***    *** 
Yunus Emmininde öldü karısı,              Süleyman Amca da rahmetlik oldu,  
Aklınında zaten gitti yarısı,                Nazmiye Bacı var oda dul kaldı,  
Oda zaten biçarenin birisi,                 Üç oğlundan hangisi kapıyı çaldı,  
Yalnız başına birtek ev kaldı.             Onun da ömründe birkaç yıl kaldı.  
                                               ***    *** 
Kör Hiso toplamış çoluk çocuğu,        Ağo Gilin Kasap sesin çıkmıyor,  
O yakıyor yine baba ocağı,                Üç oğlu var dönüp köye bakmıyor,  
Onunda herkeze açık kucağı              Nesibe de hiç kimseyi takmıyor,  
Şimdi ele alacak yine o kaldı.             O da o evlerde şimdi dul kaldı.  
                                             ***    *** 
Vardı bir zamanlar Hurşit Amcalar,    Gallik gilin evler sarydan yana,  
Şimdi evlerinde herkes def çalar,       Ne giren var , nede çıkan bir yana,  
Ne pencere belli nede kapılar,            Hiç birisi bakmaz olmuş buyana,  
Yanan ocağında birtek kül kaldı.        Onda da bir yıkılacak dam kaldı.  
      
Bir henik var bu dünyada gülmemiş    Şişmangilin Ali sürmedi sefa,  
Gözünün yaşıda gözünü yemiş,          üç oğlu var Bekir,Latif,Mustafa  
Bir oğlu var oda kendin beğenmiş,    Onun lafıdır "Nato mermer Nato kafa"  
Oda tek başına şimdi dul kaldı.           Ondan bizlere bir hatıra kaldı.  
                                                 ***    ***    
Müftü varki zaten kendi halinde,      Veysel  Emi kendi halindeydi,  
Kimseye karışmaz gider yolunda,     Çerçilik eder geçinir giderdi,  
İşleri güçleri dünya malında,             Dört kızı vardı ,oğlandı derdi,  
Malları da gitti daha ne kaldı.           Oğlunu gördü, gitti yadelde kaldı.  
                                                  ***    *** 
Şadibek Ağa Ağaydı Ağa,                  Esat Ağa vardı kapalı kutu,  
Atınan giderdi karşıki bağa,               Mazluma yumuşak,zalime katı,  
Güç yetmezdi onun bir Karadağ'a,    Olmazdı kimseye kini nefreti,  
Ağa gitti geriye hep hozan kaldı        Onun da geriye bir namı kaldı.  
                                               ***    *** 
Temur Usta o çevrede ustaydı,            Aho gilin Kara çapından düşmüş,  
Birinden aşağısa ,beşinden üsteydi,    Bir saim var zaten köy ile küsmüş,  
Son yıllarda biraz olsun hastaydı,        Süleyman da gayrı gurbete uçmuş,  
Onunda geriye çok eseri kaldı.             Bu evde de başka gülen kim kaldı.  
                                                ***    *** 
Muhtar Ali bütün köyde ilaçtı,               Sevli gilin Ali kokmaz , çürümez  
Ölümü tüm köye yaralar açtı,                Kendini düşünür kimseyi görmez,  
O bile bizleri bırakıp kaçtı,                     Elinde avucunda olsa da vermez,  
Ona da diyecek başka nem kaldı.          Ona da diyecek başka nem kaldı.  
                                                       ***    *** 
Zeynel Ağa vardı arı misali,                   Essan Emi köyümüzün fakiri,  
Onunda meydanda görülür hali,            Bir oğlu vardı ki değerli biri,  
Ortalarda kaldı olanca malı,                   Onuda güldürmedi kötü kaderi,  
Geriye bir boş evle birde tut kaldı.        Ondan da geriye bir anı kaldı.  
                                                ***    **** 
Cinik Ali zaten dünya ya tapmış,              Osman Emi o çevrede cambazdı,  
Bir pantola ontane yamalık yapmış,         Eline bir düşen hiç kurtulmazdı,  
Bir bakarsın tumanın uçkuru kopmuş,      Kendi mesleğinde bir tarih yazdı,  
Meydan da olmayan başka nem kaldı.     Terk eğledi köyü bir adı kaldı.  
                                                      ***    *** 
Neşet de evini virane etmiş,                     Hoca gilin Hacı sözün çekmezdi,  
Üç oğlu var çekip gurbete gitmiş,            Hem küfür eder,hem incitmezdi,  
Neşetle Nezenderin ömrüde bitmiş,         Gurbeti gördü Mekke'yi gezdi,  
Onlardan da geriye başka nem kaldı.      Ondan da geriye ünvanı kaldı.  
                                                     ***    *** 
Etem Ağa vardı sohbeti bitmez,              Her evde kalmış birkaç ihtiyar,  
Babasına dahi tenezzül etmez,               Çekilen gidiyor hep diyar diyar,  
Nekadar söylesem dahada yetmez,        Ne çalacak , nede oynayacak var,  
Koca köyde ondan başka kim kaldı.         Köyüm diye bekleyecek kim kaldı.  
                                                     ***    *** 
Helee Memmet sen bu köyü bilmezsin,     İhtiyarlarında güçleri yetmez,  
Zaman gelir babam demişti dersin,           Ne kadar söylesem daha da bitmez,  
Haklıysam arkamdan rahmet edersin,      Ne bir dal tut kaldı,ne de bir tas pekmez,  
Helee gelen geçti,gelen geçti kim kaldı.    Sinekli ayrandan başka nem kaldı.  
                                                      ***    *** 
Foro'nun hayatı olmuş kör duman,           Eskisi gibi çakır keyif gülenim yoktur.  
Üç oğlu var zaten deyiyor aman,             Birbirinin halinden bilenim yoktur.  
Mustafa da aşıklıktan bulamaz zaman,    Ben aşıksam eğer yalanım yoktur.  
Bu evde de ocak yakacak kim kaldı.         Hasretlikten daha başka nem kaldı.  
      
                                                                                                  MUSTAFA ÖZDEM 
                                                                                                              1975
*************************************************************************************
 NEYİMİZ VAR  
Bırak rahmetlikler rahat uyusun   
Bölüşecek neyimiz var gardaşım   
Kimi doyurmuşki bizi doyursun   
Dövüşecek neyimiz var gardaşım   
   
İki odası var birisi kiler   
İki baş malı var açlıktan meler   
Akıllı ol gardaş el bize güler   
Bölüşecek neyimiz var gardaşım   
   
İki geçe bağ var biri kurumuş   
Dört dönüm tarlanın yeri kırimiş   
Toplasan on ağaç badem varımış   
Bölüşecek neyimiz var gardaşım   
   
Ark altında sıra dutumuz mu var   
İzmir limanında yatımız mı var   
Çankayada sanki katımız mı var   
Dövüşecek neyimiz var gardaşım   
   
Onlar gitti biz selamı kemeyek   
Gel gardaşım bir mal için küsmeyek   
Gerekirse o toprağa basmayak   
Bölüşecek neyimiz var gardaşım   
   
MUSTAFA 'yı bu işlerle yırmayın   
Bir mal için birbirini kırmayın   
Çocuklara kötü örnek olmayın   
Dövüşecek neyimiz var gardaşım   
   
   
   MUSTAFA ÖZDEM
   25.08.2001

 
 
 
Kimler Sitede
Şuanda 6 misafir bağlı
Açılış Sayfası Yap
Sık Kullanılanlara Ekle
Açılış Sayfası Yap
ÖZDEM ÖZEL SERVİS

Copyright 2006©Ağın Postası "Ağın'ın ilk ve Tek Haber Portalı"

Ad: Yaoti